Komedon ve Akneler (Sivilceler)

Deri altımızda özellikle kıl kökleri çevresinde kılların ve derinin yağlanmasını sağlayan, yağ üreten bezler vardır. Bu bezlere sebase bezler, ürettikleri yağa ise sebum denir. Yağ bezlerinin aşırı çalışması sadece aşırı sebum üretilmesine neden olmaz, aynı zamanda üretilen sebumun yapısında da değişiklikler görülür. Fazlaca üretilmiş sebum bakterilerin üremesi için elverişli bir ortam oluşturur. Kıl foliküllerinin keratinizasyonunu sağlayan sitemin fazla çalışması ve keratinize hücrelerin yapımında ve yapışkanlığında artış görülür. Artan sebumla birleşen bu keratinize yapılı hücreler komedon oluşumunu sağlar.

Akne vulgaris(sivilce), deri altındaki kıl kökü çevresinde bulunup yağ üreten bezlerin büyümesi, aşırı çoğalması ve iltihaplanmasıdır. Kabaca komedonun iltihaplanmasına akne denebilir. Genellikle ergenlikle beraber görülmeye başlar ve kişiye göre değişen bir süreçle devam eder. Kendiliğinden iyileşebilir ancak bu iyileşme 30-35’li yaşları bulabilir.

Akne gibi kıl kökü çevresinde enfeksiyon ile oluşan bir başka hastalık ise kıl kökü iltihaplarıdır. Kıl kökü iltihaplarıakneden farklı olarak aşırı keratin ve sebum üretiminin olmadığı daha kolay tedavi edilebilir bir hastalıktır

Akne vulgaris her iki cinsiyeti eşit oranda tutan ve her ırkta benzer oranlarda görülen bir hastalıktır.

Akne nasıl oluşur?

  1. Kıl kökleri etrafındaki yağ bezlerinde yağ üretimi artışı olur. Sebum üretiminde artış, komedon oluşumu ve akne gelişimi için olmazsa olmaz etkendir.
  2. Anormal foliküler keratinizasyon görülür. Sivilce uçlarına fazlaca keratin birikerek siyah noktaların görünmesine neden olurlar.
  3. Kıl kökü çevresindeki yağ bezlerinde mikrobik iltihaplanmalar görülür. Kıl kökü çevresinde yerleşik bakterilerin en önemlisi Propionibacterium acnes adlı bakteridir. Komedondaki zengin sebum ortamında çoğalan Propionibacterium acnes‘in etkisiyle kemotaktik faktörlerin salınması inflamasyonun başlamasına neden olur.

Akne hakkında önemli notlar

  • Akne oluşumunda diyet her zaman suçlanmıştır ancak beslenme şekli ile akne arasında kanıtlanmış bir çalışma yoktur. Akne ile beslenme arasında hiç ilgi bulunmadığı kabul edilmektedir. Ancak hastaların kişisel olarak özellikle kendilerinde akne oluşumuna neden olduğunu bizzat gözledikleri bir gıda maddesi var ise onu tüketmeyebileceklerini söyleyebiliriz.
  • Stresin akne oluşumunu arttırdığı iddia edilsede kanıtlanamamıştır. Ancak akne varlığı stres sebebidir.
  • Komedonları veya akneleri sıkıp patlatmak oldukça zararlıdır. Olası mikrobik enfeksiyonun yüze yayılmasına neden olur. Sıkarak dışarıya çıkardığınızı düşündüğünüz sebum ve iltihabı aynı zamanda derinin daha derinine de itmiş olursunuz. Bu da daha derin daha büyük sivilceler olarak size dönebilir.
  • Derinin rahat havalanması oldukça önemlidir. Bu sebeple düzenli cilt temizliğine dikkat edilmelidir. Gözenekleri açmak amacıyla sıcak su buharı ile rahatlama sağlanabilir.
  • Makyaj yapılırken gözenekleri tıkayıcı makyaj yapılmamasına dikkat edilmelidir.
  • Bazı ilaçlar akne oluşmasına ya da akne benzeri bir görüntüye neden olabilir. Kortikosteroidler, tüberküloz ilaçları, anabolik hormonlar, lityum … gibi
  • Akne ve komedonlar sebase yağ bezlerinin fazla olduğu yerlerde sık görülür. Yüz başta olmak üzere, omuz, sırt ve göğüs gibi.
  • Akneler başlangıçta küçük ve folikül ağızları kapalı komedonlardır. Tipik olan alne ise folikül ağızları açık, ucu siyah görünen tıkaç şeklindeki komedonlardır.
  • İri ve folikül ağzı açık komedonlar çirkin görülselerde sebum birikimi ve buna bağlı infeksiyon folikül ağzı kapalı küçük komedonlarda görülür.
  • Yağ bezlerinin çok irileştiği ve nodüller halinde görüldüğü kistik akne tipleri çok inatçıdır ve iyi tedavi edilmeleri gerekir.

Akne tedavisi hakkında

Öncelikle akne tedavisinde sabırlı olmak gerekmektedir. İki hafta içerisinde akne tedavi edilmediği için ilaç bırakmak ya da ilaç değiştirme çabasına girmek çoğu kez yanlıştır. Akne tedavisi uzun soluklu bir tedavidir ve sabırlı olunması gerekir. İlaçların doktor tavsiyesinden önce bırakılması akne hastalığının tekrarlamasına sebep olabilir.

Tedavide amaç bakteriyel enfeksiyonu bitirmek, sebase gland aktivitesini ve artmış foiküler keratinizasyonu azaltmaktır. Topikal (yerel tedavi, akne olan bölgeye krem sürülmesi) tedavi temel olan tedavi şeklidir. Sistemik ilaç kullanımı olsada olmasa da yerel tedavi gereklidir.

Yerel tedavi ajanları; antiseptikler, antibiyotikler, keratolitikler ve komedolitiklerdir. Yerel antibiyotiklerden en çok tercih edilenleri eritromisinveklindamisin‘dir. Klindomisin losyon, eritromisin jel şeklinde kullanılır. Her ikisi de günde birden fazla kez kullanılabilir.

Yerel antiseptiklerden en çok kullanılanlar benzoyl peroksitve azelaik asittir. Benzoyl peroksit hem Propionibacterium acnes üzerinden etkiyle antibakteriyel ve antienflamatuar etki yapar, hem de komedolitik etkisi vardır. Antibakteriyel etkisinin yerel antibiyotikler kadar güçlü olduğu bildirilmektedir. En çok kullanılan ve en eski yerel akne ilaçlarındandır. Azelaik asit de Propionibacterium acnes üzerine etkinin yanısıra hafif komedolitik etkiye de sahiptir, bazı ülkelerde çok iyi sonuçlar alındığı bildirilmekle birlikte, kullanımı benzoyl peroksite göre daha azdır. Her iki ürünün de sistemik yan etkisi yoktur, benzoyl perokist, çamaşırların ve saçların rengini açabilir.

Tretinoin: Açık ve kapalı komedonları çok iyi etkiler, keratinizasyona çok iyi etki eder. Eski komedonlar atılırken yenilerinin yapımı da engellenir. Başlangıçta irritasyon görülebilir, fakat ilk 20-30 günden sonra giderek azalır.

Sistemik antibiyotikler:En çok tercih edilen tetrasiklin grubu ilaçlardır. Foliküle iyi girerler ve sistemik yan etkileri azdır.

İzotretinoin: Akne oluşumunda 3 etkili mekanizmaya birden (sebum artışı, keratin artışı ve enfeksiyon) etki eden tedavi ajanı ise izotretinoindir. Keratinizasyonu düzenler. Sebum üretimini azaltır. Komedon oluşumunda etkili bu iki basamağa etki ederek yeni komedonların oluşmasına engel olur. Aktif enfleme yağ bezlerini inaktive eder, küçültür. Lipidlerin yapısını değiştirir. Bu sayede Propionibacterium acnes üzerine doğrudan etki etmesede onun için uygun olan ortamı bozarak Propionibacterium acnes’in gücünü kırar. Antienflematuar etkisi de vardır. 1mg/kg dozunda 6 ay süreyle kullanılması önerilir.


Kaynak: HekimimYanimda.com

Tedavisi Nedir?

TedavisiNedir.com web sitemiz içerdiği bilgileri profesyonel yabancı sağlık stelerinden ya da gerçek Türk doktorların kaleminden almaktadır. TedavisiNedir.com genel sağlık bilgilerinden bahseder ve kişisel sağlık durumunuzla ilgili sorumluluk almaz.

You may also like...